Blog

Yumurta Donasyonunda Bebek Kime Benzer?

Yumurta Donasyonunda Bebek Kime Benzer?

Yumurta bağışı yani diğer adıyla yumurta donasyonu yöntemi ile bebek sahibi olmaya karar verdiyseniz, bu yöntem ile bebek sahibi olmayı planlayan birçok çift gibi sizin de aklınıza takılan sorular olabilir. Yumurta donasyonu yöntemini kullanan anne babaların en çok sorduğu soruların başında bebeğin kime benzeyeceği sorusu gelir. Bu soru, bilimsel veriler ışığında cevaplanabilir.

DNA ve Genetik Faktörler Fiziksel Görünümü Nasıl Etkiler?

İnsanı oluşturan hücreler DNA denen yapıları içerir. Bu yapılar, mikroskopla bile görünmeyecek kadar küçüktür. Buna rağmen hücrenin beyni gibi davranıp herşeye karar veren de bu yapıdır. DNA’mız, bizim bütün karakteristik özelliklerimizi belirleyen şifrelerden oluşur. Bu şifreler bir araya gelerek bebeğimize fiziksel özelliklerini kazandıran genleri meydana getirir. DNA aslında küçük olmasına rağmen, çok uzun bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, hücrenin içinde özellikle hücre bölünürken paketlenmiş olarak bulunur. Bu paketleri kromozom olarak adlandırabiliriz. DNA’ların kendi üzerine sarılarak oluşturdukları bu yapı, hücre bölünmesi sırasında mikroskop ile gözlenebilir hale gelir. İnsan DNA’sı 46 tane kromozomdan oluşur. Bu kromozomların 23 tanesi yumurtadan, 23 tanesi de spermden gelir. Yani, vücudumuzdaki her özelliğin hem annemizden hem de babamızdan gelen bir kopyası vardır.

Genetikçiler, 60 bin ile 100 bin arasında gene sahip olduğumuzu ileri sürer. Bebekler, bu genlerin kombinasyonları sayesinde farklı özelliklerde oluşur. Olasılık hesabıyla, bir çiftin 64 trilyon farklı özellikte çocuğa sahip olabileceği görülür. Bazı genlerin bir araya gelmesi ile bazı fiziksel özellikler öne çıkabilir ya da geride kalabilir. Örnek vermek gerekirse, Nature dergisinde yayınlanan bir makaleye göre bir çocuğun boyunu etkileyebilecek 700 farklı genetik sekans (sıralama) vardır. Bu nedenle bir çocuğun boyunu önceden bilmek aslında imkansızdır.

Buna rağmen birtakım fiziksel özellikler, basit genetik dediğimiz şekilde nesilden nesile aktarılır. Bir kopyasını annemizden, bir kopyasını da babamızdan aldığımız genler birbirlerine göre daha baskın ya da çekinik özellikte olabilir. Baskın özellikte olan genler diğer ebeveynden alınan özelliği baskılar ve kendi özelliğini yansıtır. Buna en güzel örnek göz rengidir. Kahverengi göz rengi baskın bir özelliktir. Diğer bir deyişle kahverengi gözlü bir baba, mavi gözlü bir anne ile evlenirse çocukları yüksek ihtimalle kahverengi gözlü olur. Yine de çevrenizde kahverengi gözlü anne ve babadan, mavi ya da yeşil gözlü bir bebek doğduğunu görebilirsiniz. Peki, bu nasıl olur? Bu bebekte aslında bir çekinik mavi göz, bir de baskın kahverengi göz rengi geni olduğunu gösterir. Çekinik mavi göz geni taşıyan birey, kendisi mavi gözlü olmasa da bir sonraki nesle bu özellikteki geni aktarabilir. Yani bazı bebeklerin fiziksel olarak anne ya da babalarına benzememelerinin nedeni de nesilden nesile aktarılabilen çekinik genlerdir. Bu durum yumurta donasyonu yaptıranlarda da benzer şekilde işler. Yani yumurta donasyonuyla sağlanan bir gebelik sonrası doğan bebekler babalarına ya da yumurta donörüne benzeyebileceği gibi, önceki nesillerden aktarılan çekinik genler dolayısıyla babayla ya da donörle fiziksel benzerlik göstermeyebilirler.

Babadan alınan temel fiziksel genetik özellikler nelerdir?

Yapılan araştırmalar bazı fiziksel özelliklerin aktarılmasında babadan gelen genlerin daha aktif rol oynadığını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle babada görülen tüm özelliklerin bebekte olup olmayacağı bilinemese de bebekte görülen fiziksel özelliklerin hangilerinin babadan geldiği anlaşılabilir.

Cinsiyet

Bebeğin cinsiyetini babadan gelen kromozom belirler. Babanın sperminde X ya da Y denen kromozomlardan bir tanesi yer alabilir. Yumurta ise sadece X kromozomu taşıyabilir. Böylelikle bebek eğer babanın X kromozom taşıyan spermi ile oluşursa kız, Y kromozomu taşıyan spermi ile oluşursa da erkek olur. Diğer bir değişle kadınlar XX erkekler ise XY kromozomlarından oluşur. Yumurta, sadece X kromozomuna sahip olduğu için cinsiyeti belirlemede hiçbir katkısı yoktur.

Gamzeler

Sevilen bir fiziksel özellik olan gamze, aslında genetikçiler tarafından zararsız bir deformasyon olarak tanımlanır. Eğer bebeğiniz gülümserken yüzünde gamze görüyorsanız, bu babadan gelen genler sayesindedir.

Parmak izleri

Her bireyin parmak izi kendine özgüdür ve hiç kimseninki diğeriyle eşleşmez. Bununla beraber parmak izini oluşturan ana şekiller babanınkilere benzer.

Yumurta donasyonunda bebek kime benzer?

Genetik biliminin verileri ışığında yumurta donasyonu ile dünyaya gelen bebeklerin genetik özelliklerinin yarısını babasından, diğer yarısını ise yumurtanın sahibi donörden alacağını söylemek mümkündür. Baskın özelliklere sahip olan genlerin (kıvırcık saç, koyu renk göz vb) bebekte görülme olasılığı daha yüksektir . Yumurta donörü seçerken fiziksel özelliklerini belirleyebilirsiniz, bu sayede yumurta naklinin anne adayına benzer fiziksel özelliklere sahip bir donörden gerçekleştirilmesi tercih edilebilir. Diğer yandan, hangi özelliklerin hangi kombinasyonla bebeğe aktarılacağını önceden bilmek mümkün olmadığı için, bebeğiniz doğmadan önce kime benzeyeceğini bilemezsiniz.

Yumurta donasyonuyla dünyaya gelen bebek annesine benzer mi?

Güncel araştırmalar ve infertilite alanındaki çalışmalar, yumurtanın alıcıdan tamamen farklı genetik materyale sahip olsa da, annenin de bebeğin genetiğinde etkisi olduğunu ortaya koydu. Bu mucize, bebeğin dokuz ay boyunca içinde yaşadığı amniyotik sıvı sayesinde mümkün olur. DNA’da taşınan genetik bilginin proteine çevirilmesini sağlayan mikro RNA molekülleri amniyotik sıvı aracılığıyla, bebekle anne arasında bir iletişim sistemi görevi görür ve bebeğin genlerini doğrudan etkiler. Annenin RNA’sı hamilelik sürecinde bebeğe geçtiği için yumurta donasyonu ile dünyaya gelen bebeğin kişisel özellikleri, zevkleri annesine benzeyebilir.

Doğumdan sonra bebeğin fiziksel özellikleri değişir mi?

Yumurta donasyonu yöntemi ile anne rahmine yerleştirilen ve başarılı bir gebelik sürecinin ardından doğan bebeğiniz, hayatının ilk aylarında babasına benzemese de bu daha sonraları benzemeyeceği anlamına gelmez. Bazı genetik özellikler yaşla birlikte ortaya çıkabilir. Bunun en çok rastlanan örneği saç rengidir. Birçok bebek sarışın olarak doğsa da yaşları ilerledikçe daha koyu bir saç rengine sahip olabilir. Aynı şekilde, koyu renk saçla doğan bir bebekte de, saç renginde birkaç tona varan açılma gözlenebilir. Bunun temel nedeni, genlerin yaşamımızın her evresinde aynı şekilde ifade edilmemesidir. Bazı genler yaşamımızın daha sonraki evrelerinde ifade edilmeye başlanır. Tüm bunlara ek olarak, özellikle doğumdan sonraki ilk aylarda bebekte bulunan yağ dokuları ve doğumdan kaynaklanan ödem nedeniyle bebeğin kime benzeyeceğini anlamak zordur. Tüm bu nedenlerden dolayı yenidoğan bebeklerin fiziksel görünümleri, günden güne ciddi anlamda değişir.

Çevresel etkenler fiziksel görünümü etkiler mi?

Genetik, temel fiziksel özelliklere katkıda bulunsa da çocuk gelişimde çevresel etkenler, genetik özellikler kadar belirleyicidir. Henüz anne karnındayken bebeğin beslenmesi, toksinlere maruz kalıp kalmaması, anne adayının hamilelik sırasındaki stres düzeyi, hatta ne tür müzikler dinlediği bile bebeğin sağlığına, kişilik özelliklerine ve geri kalan yaşamına etki eder. Çocuğunuz müzik zevki, damak tadı gibi özellikleri ailenizden ve sizin tutumunuzdan öğrenir. Hatta çevresel etkenler bebeğin fiziksel görünümüne dahi yansıyabilir. Çünkü, tüm çocuklar anne ve babalarının beden dillerini, jest ve mimiklerini, ses vurgularını taklit eder. Bu da fiziksel özelliklere yansır.

Yumurta ve sperm donasyonuna dair tüm sorularınız için +90 548 859 90 00 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz

Kategoriler

Bize Ulaşın

Doktorlarımızla ücretsiz ön görüşme yapmak için, telefon numaranızı bırakın sizi arayalım.

Hastalarımızın Kaleminden

Onlar British Kıbrıs Tüp Bebek Hastanesi ile en büyük hayallerini gerçeğe dönüştürdüler.

Başarı Hikayeleri

Yumurta Donörünüzü Seçin

Donör arama sistemimizle kriterlerinize uygun donörü hemen seçebilirsiniz.

İdeal Donörünüzü Bulun

Oxford Üniversitesi
Oxford Üniversitesi ile Bilimsel İş Birliği